Hoca Ahmet Yesevi Türbesi Orta Çağ’a ait, Orta Asya’da tanınmış bir ziyaretgâh olup, Sovyet döneminde “ikinci Hac” derecesinde yüceltilmiştir. Aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dâhil edilmiş ve modern Kazakistan’ın ilk tarihî-mimari anıtı olarak kabul edilmektedir.
Evliyanın kabri üzerine ilk türbe 12. yüzyılda inşa edilmiştir. Nitekim bu döneme ait süsleme parçaları arkeologlar tarafından bulunmuş ve Türkistan’daki müzede muhafaza edilmektedir. Daha sonra Emir Timur tarafından yaptırılan türbe, mimari çözümüyle günümüzde de büyük hükümdarın kudretini yansıtmaktadır. Türbenin inşasıyla ilgili çeşitli görüşler vardır. Bunlardan biri, Siriderya kıyılarındaki yarı itaatkâr göçebe kabileleri kontrol altına almak amacıyla yapıldığı yönündedir. Yani göçebelerin kutsal mekânına saygı göstererek onların güvenini kazanmak;
İslam dinine inanan halkların ruhani birliğinin sembolünü oluşturmak; büyük inşaat faaliyetleriyle göçebelerin kalbine etki ederek imparatorluğun gücünü göstermek ve 14. yüzyılın sonunda mükemmel mimari çözüme sahip nadir bir Orta Asya eseri ortaya koymak amaçlanmıştır.
Tarihi anıtın yapımı doğrudan Emir Timur adıyla ilişkilendirilir. Rivayete göre Timur, Sayram’a girerken attan inip yürüyerek şehre girmiştir. Bu durum, Türk dünyasında “Hazret Sultan” olarak bilinen Ahmet Yesevi’ye duyduğu derin saygının göstergesidir. Tarihî kaynaklara göre Timur 1389, 1391, 1394 ve 1405 yıllarında Sayram’da bulunmuştur.
Önemli tarihî kaynaklardan biri olan “Zafernâme”de türbenin inşasının başlangıcı Hicrî 799 yılı sonlarına, yani Miladî 1397 sonbaharına tarihlenir. Timur, Moğolistan hükümdarı Hızır Hoca Han’ın kızı Tukal Hanım’ı karşılamak üzere yola çıkmış, Ohangaron ve Çinaz yakınlarında konaklamıştır. Eylül ayında Yesi (Türkistan) şehrine giderek Ahmet Yesevi’nin kabrini ziyaret etmiştir. Ziyaretten sonra çevre halkına hediyeler vermiştir. Timur bir daha Yesi’ye dönememiş, 1405 yılında Otrar’da vefat etmiştir.
“Zafernâme”ye göre Timur, Yesi’de bulunduğu sırada yeni türbenin inşası için ferman vermiştir. Fermanda türbenin mimari planı, ölçüleri ve süslemeleri ayrıntılı biçimde belirtilmiştir. Ana kubbenin çapı 41 gaz olarak belirlenmiş, bu ölçü diğer tüm oranları da belirlemiştir. Ön cephede iki minareli büyük bir portal öngörülmüş, arkasında geniş kubbeli ana salon yer almıştır. Ortada yedi metal alaşımından yapılmış büyük bir kazan (havuz) bulunacaktı. Daha içte ise mermer kaplı kabir odası yer almaktaydı.
Komplekste ayrıca türbenin yaklaşık 100 metre güneybatısında yer alan “Çilehane” (yer altı mescidi) dikkat çekicidir. Yaklaşık 1 km uzaklıkta ise “Kumşık Ata” ziyaretgâhı bulunmaktadır. Ahmet Yesevi’nin burada zikir yaptığı rivayet edilir.
Türbenin farklı bölümlerinde bulunan kitabeler, yapımda görev alan Fars ustaların isimlerini günümüze ulaştırmıştır. Örneğin Şirazlı Hacı Hasan ve Şems Abdülvehhab gibi ustaların isimleri süslemelerde yer almaktadır. İnşaat, Timur’un 1405’teki vefatından sonra yarım kalmış, giriş kapısı ise daha sonra Buhara Emiri II. Abdullah Han döneminde tamamlanmıştır. Yesevi külliyesi hem büyüklüğü hem de sanatsal değeri açısından Orta Asya’nın en önemli anıtlarından biridir. Timur, türbeye çevredeki arazileri vakfetmiş, ayrıca dev bir bronz kazan, şamdanlar ve kapı tokmakları hediye etmiştir. Bu kazan yaklaşık 2 ton ağırlığında olup göçebe kültüründe bereket ve misafirperverliğin sembolüdür.
Sovyet döneminde ateist politikalar nedeniyle türbe bakımsız kalmış, din adamları sürgün edilmiştir. 1936’da büyük kazan Ermitaj Müzesi’ne götürülmüş, ancak halkın talebiyle 1989’da tekrar Türkistan’a iade edilmiştir. Günümüzde bazı şamdanlar Louvre Müzesi ve Ermitaj’da korunmaktadır.
Ünlü arkeolog Mikhail Masson bu anıtı gördüğünde hayran kalmış ve ona “Orta Asya’nın Ayasofyası” adını vermiştir.
Bu türbenin etkileyici gücü; eşsiz mimarisi, zengin süslemeleri, Orta Çağ’dan kalma eserleri ve Ahmet Yesevi’ye duyulan derin inançtan kaynaklanmaktadır. Ayrıca türbe; cami, türbe ve diğer bölümlerin tek kubbe altında toplanmasıyla Orta Çağ mimarisinde nadir görülen özgün bir yapı örneğidir.
Doğduğumuz topraklar tarih ile doludur!
Arslonbob Türbesi, 1376 yılında Otrar’ın Emir Timur’un hâkimiyetine geçmesinin ardından, Emir Timur’un emriyle inşa edilmiştir. Arslonbob, ünlü veli Hoca Ahmed ...
Hoca Ahmet Yesevi Türbesi Orta Çağ’a ait, Orta Asya’da tanınmış bir ziyaretgâh olup, Sovyet döneminde “ikinci Hac” derecesinde yüceltilmiştir. Aynı zamanda UN...
Rabiğa Sultan Begim Türbesi, XV. yüzyıla ait mimari bir anıt olup Türkistan’da yer almaktadır. Rabiğa Sultan Begim, büyük âlim ve astronom Uluğ Bey’in kızı olu...
Kazakistan’ın güneyinde, Türkistan şehri yakınlarında büyük sufi Hoca Ahmed Yesevi’nin kızı Gavhar Ana’nın mezarı bulunmaktadır.
G...
Baba Ata Cami-Türbesi (Kazakça: “Baba ata meşit-kesenesi”), Kazakistan’ın Türkistan bölgesine bağlı Suzak ilçesindeki Baba Ata köyünde, Baba Ata Nehri’nin sol...
Domalak-Ana Türbesi (Kazakça: Domalaq ana kesenesi), Kazakistan’ın Türkistan Bölgesi’ne bağlı Baydibek ilçesinde bulunan bir mimari anıttır. Akbastau köyünün 2 ...
İbrahim Ata Türbesi, Güney Kazakistan bölgesinde bulunan mimari bir anıttır. Sayram köyünün kuzeybatı kısmının dışında, Aksu köyüne giden yol üzerindeki yüks...
Günümüzde Şımkent’in doğu kesiminde yer alan bir mahalle olan eski Sayram köyünde, Güney Kazakistan’ın en saygı duyulan anıtlarından biri yükselmektedir –Kar...